17 Ocak 2016 Pazar

Ocak Sonuna Dek İçinde Bulunduğumuz Sürece Genel Bakış ve Burçlar Didem Şarman





Gökyüzündeki etkiler, Merkür’ün durağan günler ile birlikte 29 Ocak’ta Retro hareketini bitirme zamanına kadar, ilişkiler ve iş hayatındaki iletişim, yaşlılar, patronlar, yaşça büyük insanlar ve kurumlarla ilişkiler, yolculuklar, eğitimler ve ticaret hayatınızda olası karışıklıklar, durağanlık ve iletişim problemlerini olağan karşılayarak, zihninizde olumlu düşüncelere yer vermenizi, zihin egzersizleri yapmanızı, sizi mutlu edecek, anlayışla karşılayacak ve huzur verecek ortam ve insanlarla bulunmanızın yararlı olacağı zamanı gösteriyor. 

23 Ocak’a dek gökyüzünde etkin olan Mars Neptün uyumu, parasal konular, alım satım işleriniz, banka hesaplarınız ve ilişkilerdeki yeni adımlarda “Yanılgılara” karşı sizi uyarırken, bu süreçte sanatsal aktivitelerle ilgilenmek, inat, kıskançlık, zorlama, baskı, bir konuyu sürekli tekrar ettirmek gibi ısrarlı davrandığımız duygu ve düşünceleri serbest bırakmak için yapılacak kişisel gelişim ve enerji çalışmaları, dualar, meditasyonlar, yoga gibi aktiviteler ruhunuza ve davranışlarınıza olumlu yansıyarak, süreci daha verimli geçirmenize destek olacak.

10 Ocak’ta gerçekleşen Oğlak Burcu’ndaki Yeniay’ın sonrasında, şimdi 24 Ocak’ta Aslan Burcu’nda gerçekleşecek olan Dolunay’a doğru ilerliyoruz. Şu zamanlarda sıklıkla şehir değiştirme, yeni iş bağlantıları oluşturma, ilişkilerde iletişim problemleri yaşama ve geçmişten haberler alma enerjisi yaşamaktayız. Karşınıza çıkan tüm iyi fırsatları görüşmekten kaçınmayın; ancak uygulamaya geçmek için mutlaka 29 Ocak ve sonrasını kullanın. Önümüzdeki Aslan Dolunayı yaşamınıza katkısı olmayan herkesi, bilinçli bir şekilde hayatınızdan uzaklaştırmanıza destek olacak ve Yeniyılda temiz adımlarla ilerlemenize destek olarak, bir taraftan da yeni fırsatlarla karşılaşmanızı sağlayacak.

Koç
İlişkiler ve iş hayatınızdaki iletişimde 29 Ocak’a dek problemlerle karşılaşabilirsiniz. Yapmak istediğiniz yeni girişimler için ay sonunu bekleyin ve finansal anlamda büyük girişimlerden kaçının. Sabırlı olmayı öğreten bir aydasınız.

Boğa
Seyahatler, davalar, eğitim süreçleri ve eşle iletişim konusunda problemleri çözümlemeniz gereken bu ay, yaşamınıza girecek yeni insanlara hemen güvenmek yerine 29 Ocak’a dek tanımaya çalışın.

İkizler
Toplu paralar, miraslar ve eşin parası ile ilgili geçici problemleri çözümlemek zorunda kalabilirsiniz. İş hayatınızda karşılaşacağınız iyi teklifleri uygulamak için 29 Ocak ve sonrasını beklemeyi tercih edin.

Yengeç
Yakın ilişkilerinizde, dostluklar, avukatlar, danışmanlarla ilişkiler ve evlilikte iletişim problemlerini çözümlemeye çalışıyorsunuz ve bu 29 Ocak sonrasında karşılıklı daha verimli iletişim kurmayı size öğretiyor.

Aslan
Günlük yaşamınızda stres yönetimi yapmayı, kendinize zaman ayırıp, ruhunuzu dinlendirmeniz gerektiğini öğreniyorsunuz. 29 Ocak’a dek ev alım satımı, parasal konularda yanılgılara dikkat edin. 

Başak
Yeni başlayan ilişkilerinizde ve çocuklarla ilişkilerde iletişim problemleri yaşayabileceğiniz bu ay, zihninizden kaygıları uzaklaştırıp, zamana teslim olmayı öğreniyorsunuz. 29 Ocak’a dek yeni tanıştığınız insanlarla ilişkileriniz testlerden geçiyor.

Terazi
Aile içi iletişim problemleri ve geçmişten kaynaklanan bazı problemleri çözümleyeceğiniz bu ay, hayatınızda 29 Ocak sonrası temiz ve yeni bir sayfa açıyorsunuz. İş hayatınızdaki girişimleri 29 ocak sonrasına planlamayı tercih edin

Akrep
Zihninizden korku ve kaygıları uzaklaştırmayı öğrendiğiniz bu ay, yakın çevre ilişkilerinizde iletişim problemleri ile karşılaşabilirsiniz. Trafikte dikkatli olun ve 29 Ocak sonrasında şimdi aldığınız teklifleri uygulamaya geçmeyi tercih edin.

Yay
Kendinize her koşulda güvenmeyi öğrendiğiniz bu ay, parasal konularda geçici problemleri çözümlemek zorunda kalabilirsiniz. Geçmişten konularla karşılaşabileceğiniz gibi, 29 Ocak’a dek gizli düşmanlarınızı da tanıma fırsatınız olacak. 

Oğlak
Hayatta en önemli şeyin mental ve ruhsal sağlığınız olduğunu ve önceliği kendinize vermeniz gerektiğini öğrendiğiniz bu ay, 29 Ocak’a dek konsantrasyon bozuklukları ve iletişim problemleri yaşayabilirsiniz. Kalabalık ortamlar ve davetleri mutlaka değerlendirin.
Kova

Trafik, ticari işler, akrabalar ve kardeşlerle ilişkiler ile özel yaşamınızdaki iletişimde yer alan problemleri çözümlemeye çalıştığınız bu ay, 29 Ocak sonrasında giderek rahatlayacaksınız. Kariyerinizde karşılaşacağınız olumlu teklifi, 29 Ocak sonrası değerlendirmeye alın.

Balık
Arkadaş çevreniz, internet bağlantılarınız ve topluluklarla ilgili problemleri çözümlemeye çalıştığınız bu ay, ilişkilerle ilgili olumlu gelişme ve adımları 29 Ocak sonrasında değerlendirmeyi tercih edin.

Didem Şarman

5 Aralık 2015 Cumartesi

7-13 Aralık Haftasında İlişkilerdeki Gerilimlerin Üstesinden Gelmenin Yolları #Astroloji




7-13 Aralık haftasının tamamında gökyüzünde Uranüs-Mars-Pluton arasında gerçekleşecek olan t-kare etkili olacak. Terazi Burcu’nda ilerlerken ilişkilerde hak ve adalet konularını ön plana çıkararak, çatışmaları özellikle bu konular üzerinden çıkaran Mars, bu hafta oldukça gergin etkiler alarak, ilişkilerinizde öfke ve nefretle hareket etmek yerine, sizi sakinleşip, olayları oldukları hali ile düşünme ve hoşgörülü olmaya davet ediyor. Eğer verdiklerinizin karşılığında, hiçbir şey alamadığınızı düşünüyorsanız, genel olarak yaşamla aranızda bir alma-verme döngüsü bozukluğu vardır. Bir duyguyu veya davranışı verdiğiniz ölçüde karşınızdaki kişiden talep edin. Bu özellikle kadınlarda görülen, “Hiçkimseye ihtiyacım yok, her şeyi kendi başıma halledebilirim..” düşüncesinin negatif sonuçları olarak sıklıkla karşımıza çıkmakta. 

Oysa yaşamın size sunduğu hediye ve yardımları kabul etmek sizi güçsüz kılmaz, aksine sevildiğinizi ve değerli olduğunuzu hissetmenize sebep olur. Bu yüzden kalbinizi yardıma, desteğe ve “Hak ettiğinizi almaya” açık tutun. Eğer siz kendinize bu değeri vermez ve kendinizi yeterince önemsemezseniz, karşınızdaki insanlar da size hiçbir şey vermedikleri gibi, yardıma kapalı olduğunuzu ve hatta zaten karşılığında bir şeye ihtiyaç duymadığınızı zannedebilirler. Sevginizi göstermek için sürekli bir şeyler vermeniz veya yapmanız gerektiğini zannetmeyin. Bu, “Eğer onun için bir şey yapmazsam, beni sevmez..” inancınızdan kaynaklanan bir durumdur. İnsanların sizi olduğunuz gibi sevmelerine, hiçbir şey yapmıyorken de sizi bu halinizle kabul etmelerine izin vermeyi tercih edin. 

Hafta genelinde gökyüzünde gerilimi arttıran Uranüs-Mars-Pluton t kare açısı, özellikle ilişki bağları sağlam olmayanlarınızı ciddi sınavlardan geçirirken, öfkenizi ne kadar denetleyebildiğinizi de test ediyor olacak. Öfke, çaresizlikten gelir. Oysa sizin gibi binbir özellikle donatılmış insanoğlu, kriz zamanlarında öfkesini nasıl denetleyebileceğini kolaylıkla öğrenebilir. Saldırgan ve agresif tavırlar hiçbir şeyi çözümlemedikleri gibi, her şeyi daha kötü hale de getirip, ilişkilere ve ruhunuza düğümler atarlar. Bu durumu kontrol altına almak için psikologlardan destek görebilirsiniz. Genel olarak bu haftanın etkisi ile, fevri davranışlardan kaçınmak yerinde olacaktır; ama bir şey sizin canınızı fazlası ile yakıyorsa, lütfen bu durumu görmezden gelmeyin ve acınızı, öfkenizi belirli bir ölçüde yaşayın. Yaşanmamış, görmezden gelinen her duygunun sonraki zamanlarda başka şekillerde tezahür ederek yaşam yolunuzda engeller oluşturabileceğinin farkında kalın.

Hafta genelinde etkili olan Venüs Neptün Üçgen açısı özellikle bekar olanlar için, bir yanda gerilimli görünümlere rağmen oldukça yumuşatıcı, naif, romantik ve etkileyici tanışmalara zemin hazırlıyor. Bu görünüm ilişkilerde tam olarak teslim olabildiğiniz, egoyu, hırsı, kibiri aradan çıkararak, düşünmeden ve karşı koyamadan başlanan ilişkileri göstermektedir. Gerçek aşk tam da böyle bir şey değil midir… Eğer plan yapamıyorsanız, herhangi bir konuda egonuzu yüksek perdeden devreye sokmuyorsanız, kalbinizi tam olarak açmaya hazır ve teslimiyet duygusu içindesiniz demektir. Yine de, tüm bu etkileyici atmosfere rağmen, bir ilişkiye tam anlamıyla güvenmek ve karşınızdakini tanımak için zaman vermeyi ihmal etmeyin. Böylece yaşadığınız sihirli duygunun bir yanılsama olarak geçip gitmesi değil, uzun vadede ayakları yere basan bir ilişki olarak kalabilmesi mümkün olabilir.

Eğer devam eden bir ilişkiniz varsa veya evliyseniz, haftanın zorlayıcı açılarına rağmen, romantik görüşmeler planlayarak, birbirinize fiziksel ve ruhsal anlamda yakın olmayı seçerek, kısaca zorluklar karşısında elele ve birlikte durmayı tercih edip, tüm problemlerin üstesinden gelebilirsiniz. Yeter ki sevginize sahip çıkın ve sevdiğinizin elini bırakmayın. 

Didem ŞARMAN

29 Kasım 2015 Pazar

Aralık Ayında Türkiye'de Neler Olacak, Yeni bir Suikast Olasılığı var mı #Astroloji






Hepimiz aynı yerden geldik, aynı yere gideceğiz.. Bu kavga niye..

Şu sonsuz alemde, Güneş Sistemimiz içinde yer alan milyarlarca yıldız ve gezegenlerden hiçbiri bir diğerine, örneğin, “Ben Jüpiter’im en geniş ve büyük gezegenim, bu yüzden siz diğerleri küçük ve aptalsınız !” demez.. Bir yıldız diğerine “Benim ışığım senden daha fazla, sen karanlıkların içindesin..” demez.. “Ben Pluton’um güç ve iktidar benim elimdedir, siz diğerlerini ben yönetirim, bu yüzden aklınızı başınıza alın ve Güneş’e değil, bana göre hareket edin..” de demez, diyemez..

Hele ki Güneş, her şey onun etrafında dönmesine rağmen, “Ben Güneş’im, hepinizi kendime boyun eğdirdim..” hiç demez.. Kainatta her şey birbirine ahenkle bağlı, belirli bir nezaket içinde, döne döne sürüp gitmekte ve sonsuzluğa doğru akmaktadırlar..

Bir diğerini bulunduğu yer, vücut rengi, konuştuğu dil ya da savunduğu düşünceler yüzünden aşağılayan, küçülten sadece insanoğludur. Hayvan ve bitki dediğiniz varlıklar bile, kendisine “Düşünme yetisi verilmiş ve bu yüzden üstünleştirilmiş olduğu düşünülen insanoğlundan yeri gelince daha zarif ve daha bilinçli olabilmektedir.”

Her şey bir algıdır; sen bu algıya göre yaşarsın. Doğduğunda hiç kimse ve hiçbir yerdeydin.. Sonra sana bir yerde olduğun gösterildi ve kim olduğun öğretilip, aşılandı.. Neyi sevip neyi sevmemen gerektiği, kimlerden olup olmadığın gibi aşılar yapıldı sana.. Böylece sen kendine sınırlar çizdin, sınırsızlığını, sonsuzluğunu, kalbinin genişliğini unutup, kendini bir “algı hapishanesine” tıktırdın.. Bu senin elinde değildi elbet.. ama inan bana bir süre sonra düşüncelerini yeniden sınırsızlığa şekillendirmek senin elinde..

Ben İzmir’de doğdum, Atatürkçü düşünce ile büyüdüm. Türk olduğumu biliyorum. Ana dilim de Türkçe. Ama ben Diyarbakır’da doğabilirdim; ana dilim Kürtçe olabilirdi. Ve dahası, kendimi hala daha vatansız, yurtsuz, eşitliksiz hissedebilirdim.. Babam Diyarbakır cezaevinde işkence görebilirdi. Her şey olabilirdi evet. Var bir kavga sürüp gidiyor senelerdir. Belli ki “Büyüklerin işine gelen bir kavga bu..” Fakat daha önemlisi umarım sana anlatabilmişimdir; bu sadece bir algı.. Yani şu an ülke senin için harika, çok mutlu insanların yaşadığı bir yer de olabilir, aksine tam anlamıyla bir yangın yeri de.. 
Birinin sorunlarını anlamak, onun gözüyle bakabilmek gerçekten çok mu zor..

Siyaset, kirli bir savaştır. Bir düşünceyi savunurken çoğu zaman diğerini yerin dibine geçirmen, hatta yeri gelince o düşüncenin sahibini de yok etmen gerekir.. Siyasetin ve aşılanan algıların gölgesinden çıkıp, insana insan olduğu yerden bakabilmek, insanı yeniden sevebilmek çok mu zor.. 

Dün, dünün acısı ile bir şey yazmıştım; “Em hemû cikî hatin û herine eynî cîhî, ev şer ji bo çîye...”
Anlamı; Aynı yerden geldik, aynı yere gideceğiz, bu kavga niye.. 

Bir cümleye bile katlanamadığımız yerlerden birbirimize bakmayalım ne olur.. Bu insanlığa yazık olur..

Ülkemiz çok zor günlerden geçiyor, asıl büyük düşmanı görmezden gelip, küçük ayrıntılarda boğuluyoruz. Birbirimizi yeniden sevmek için geç değil. İnsana insan olduğu, yaşama hakkı olduğu, nerede doğacağını seçmediği için el verebilmek zor değil. Bir an önce çağımıza ve insanoğlunun ilerleyişine yakışır bir yeni anlayış sahibi olmamızı diliyorum.. Yoksa bizlerin içinde bir gezegen var ki, işte o tüm diğer güzel yıldız ve gezegenleri yiyip, yok edecek.. Onun adı “Nefret..” çaresi ise sıfır noktasında, yani doğum anında eşit olduğumuz yerden birbirimizi görebilip, yeniden kalbimizde sevgiye yer verebilmek…

Herkes gibi sizin de şu andaki süreci merak ettiğinize eminim. Kasım seçimlerinin ardından ülkenin içinde bulunduğu durum, iç ve dış siyasetin sürdürülüşü, Rusya ile gerilen ilişkiler, Suriye ile sınır politikamız ve Can Dündar ve Erdem Gül ve Tahir Elçi ve medyaya getirilen sınırlamalar… Bu anlamda önümüzdeki kısa dönemi incelemek gerekir. 

Öncelikle 11 Araık 2015’te Yay Burcu’nda Yeniay’a gidiyoruz. Yay Burcu, gelişigüzel bilgiyi değil, araştırılmış, üzerinde çalışılmış, tecrübe edilmiş bilginin topluma aktarılması, yayılması ve öğretilmesi ile ilgilidir. Yeri gelince körü körüne inanılanları, dogmaları, bir düşüncenin kalıp olarak alınıp, o düşüncenin değişmezliğine inanarak onu sürdürmeyi de gösterecektir. Yaşamda her şey bir seçimdir; bu zorlu süreçlerde örneğin sadece sizin doğduğunuz yer ve sizi büyüten insanların düşüncelerine göre “sorgulamadan olduğu gibi kabul etmek” nasıl bir seçimse, “olanları araştırmak, anlamaya çalışmak ve bilgileri tazelemek” de bir seçimdir. 

Yay’ın iyimserliği ve umutlarını alıp, herkese eşit mesafede bakabildiğiniz yerde “Bilgelik” yolunu açmışsınız demektir. Kalbinizde herkese yer vardır, herkese eşit mesafedesinizdir. Duyarlı, anlayışlı, sakin ve korkudan uzak, sevgi içindesinizdir. İşte tam da bu cümleleri avcunuza alıp, kalbinizin üstüne bastırın.. Zor günler bizi beklerken, birebir bir şey yapamasanız bile, sürece katkıda bulunmak için kalbinizden korku ve nefreti çıkarıp, yerine sevgi ve barış tohumu ekebilirsiniz..

SÜREÇLER
1 Aralık 2015’ten itibaren atmosferine gireceğimiz ve özellikle 4-13 Aralık aralığında etkisini yoğun olarak hissettirecek olan, 6-7 Aralık ve 10-11 Aralık’ta da exact hale gelecek olan gökyüzünde Terazi Burcu’nda ilerleyen Mars’ın, Pluton’a kare, Uranüs’e ise karşıt açısı hemen önümüzde bizi bekliyor.
Satürn Neptün karesinin etkileri tüm gücüyle devam ederken, şimdi önümüzde bir Mars- Pluton ve Uranüs arasında oluşacak olan T-kare ve bir de 11 Aralık’ta Yay Burcu’nda gerçekleşecek olan Yeniay var. Üstelik Yeniay anında, Uranüs Mars karşıtının tam an olarak yaşanıyor olması oldukça düşündürücü.. 

Bugün, Hdp için 18 Ekim’den itibaren defalarca suikast ve saldırılar konusunda uyarı yaptığımı belirttiğimde “Bilseler ne olacaktı ki?” diyenler oldu. Bu gerçek zaten biliniyor. Astroloji de bunun üzerine basıyor ve bu kadar somut olarak önümüzde duran bir gerçek varken,  “Belki de önlem alırlar, güvenlik önlemlerini arttırırlar” düşüncesini bende uyandırıyor.. Çünkü bu öngörüleri yazdıktan sonra bir kişi bile öldüğünde şahsen ben kendimi suçlu ve sorumlu hissediyorum.
Buradan bu vesile ile, Nisan 2016’ya kadar bugünden itibaren ivedilikle Selahattin Demirtaş’ın korunma durumunun arttırılmasının, Hdp ve üyelerinin ise kendi can güvenliklerini daha fazla önemseyerek, gerekirse korunmayı arttırarak hareket etmelerini öneriyorum. Çünkü Hdp ve Demirtaş açısından maalesef mesele bitmedi. Gizliden gizliye bir hedef olma olasılıkları çantada duruyor.

Yine bu vesile ile, kimliklerinizden soyunmayı, sadece insanlık giyinmeyi ve hepimizin aynı yerden gelip, aynı yere gideceğimizi hatırlatıyorum.. Birini savunmak sizi o yapmaz, ama insanlığınızı gösterir bunu hatırlayın… 


1-13 Aralık aralığında, 6-7 ve 10-11 Aralığa yaklaşan ve uzaklaşan günlerde,

1)Muhalefet partilerinin güvenlik önlemlerinin arttırılması gerekiyor.

2) Terör olaylarının artabileceği, patlamalar, yangınlar, bombalama olaylarının görülebileceği zaman aralığı olduğundan dolayı ve her defasında verdiğimiz tarihler geçerli olduğundan, ulusal güvenlik önlemlerinin arttırılması gerekmekte.

3)Avukat, hukukçu, siyasetçi, yargı ile ilgili kimselerin hedef olabilme riski sözkonusu. 

4)Bu görünümler genelde mayınlama, araç patlatma, bombalama olaylarında da sıklıkla karşımıza gelmekte. Özellikle 4 Aralık diplomasiyi, uzlaşıyı anlatan Terazi Burcu’ndaki Venüs’ün sınır dereceye gelmesi açısından dikkat çekici olabilir.

5)Uluslar arası ilişkilerin böyle bir atmosfer altında gerilerek, çatışmanın artması. Rusya ile devam eden anlaşmazlığın yeni ve negatif bir olay ile tırmanması.

6)Deniz kuvvetleri, donanma, üniversiteler, profesörler ve gazetecileri ilgilendiren konularda ani ve beklenmedik gelişmeler. Gazete ve dergilerin kapatılması veya gözaltı vb süreçlere maruz kalmaları

7)Dini alanlar ve din adamlarını ilgilendiren alanlarda negatif olaylar olasılığı.


Üniversiteler, profesörler, gazeteciler ve gazeteler, siyasetçiler şu an birinci önceliğimiz.

Merak edenler için
1)Seçim Tahminlerim: (Bu tahminlerimde iktidar açısından yanıldım, ancak yazdığım süreçlerin gelişimi açısından yanılmadım, özellikle Hdp ve Selahattin Demirtaş tahminlerim tamamen doğru ilerlemekte)

2)Bu senenin geri kalan ayları ve 2016’yı ilgilendiren Satürn Neptün kare açısının yaratacağı sonuçlar:

Didem Şarman

22 Kasım 2015 Pazar

Satürn ve Neptün Merkür ile Etkileşimde. İletişim Sorunlarını Nasıl Aşarsınız ?





25 Kasım Çarşamba günü, gökyüzünde önemli bir gelişme var !

Bildiğiniz gibi Dolunay haftasındayız ve Perşembe gecesi 00.47’de İkizler Burcu’nda yani iletişimin ana burçlarından birinde oldukça aksiyonlu zamanlara giriş yapmak üzereyiz. Bunun etkileri, 23-29 Kasım haftasının tamamında gözlemlenecektir. 

Dolunay yazımı Blogumda “26 Kasım İkizler Burcu’nda Dolunay” başlığı ile okuyabilirsiniz. http://incididem.blogspot.com.tr/2015/11/26-kasm-2015-ikizler-burcunda-dolunay.html

Dolunay gününe gelmeden ise, Pazartesi, Salı ve Çarşamba ve Perşembe günleri etki edecek olan ve tam günü de 25 Kasım Çarşamba olan, Yay Burcu’nda Merkür Satürn kavuşumu ve Neptün’ün Merkür’e oluşturacağı kare açı var. 

Önümüzdeki dört gün boyunca gelişebilecek başlıca durumlar;

-Sosyal medyanın kapanması, yavaşlaması, sansürlenmesi
-İnternet bağlantısının gitmesi, modemin veya bilgisayarın bozulması
-Maillerin, mesajların, yazışmaların yanlış yere gidebilme ihtimali
-Söylenen sözlerin başka yerlere çekilebilmesi
-Konsantrasyon ve motivasyon bozuklukları
- Seyahatler ve eğitim süreçleri ile ilgili gelişebilecek problemler.
-Komşu devletlerle ilgili gelişebilecek negatif yeni durumlar.
-Akrabalar, kardeşler, yakın çevre ilişkilerinin sınanması

Şöyle ki, her ne kadar insanlar onu sevmekte güçlük çekseler de, Satürn bizim için en gerekli gezegenlerden biridir. Satürn’de sürpriz bir gelişme veya yeni bir durum yoktur. Uzun yıllar süren bir çaba veya hali hazırda gelişmekte olan bir durumun neticesidir Satürn. Dolayısıyla, örneğin sözkonusu iletişim sorunları olduğunda, bugüne dek insanların kasıtlı olarak canını yaktım mı ? Kasten kötü düşünce ve eyleme girdim mi ?” şeklinde soruları düşünmeyi ihmal etmeyin.

Merkür aynı zamanda Neptün ile kare olduğu için, kimin doğru kimin yanlış olduğunu anlamakta epey zorlanabilir, arada kalabilirsiniz. Ancak siz yine de özellikle ticari anlaşmalar, iş görüşmeleri, sözleşme ve anlaşmalar konusunda aceleci olmayın ve tedbirli davranın.

Hırsızlıklara karşı gözlerinizi açın; değerli eşyalarınızı, değerli bilgilerinizi koruyun. Bu Merkür Neptün karesinin bir aldatmacası olarak, hırsızlıklarla karşılaşmanıza sebep olabilir.

Seyahatler ve örneğin vize işlemleri gibi karmaşık ve kompleks işlemler gerektiren durumlarda, gerekli belge ve evrakları aldığınızdan emin olun. Bu hafta en çok belge, evrak, imza, kağıt vb. konularda karışıklık yaşayabilirsiniz.

Ülkemizde genel olarak Satürn Merkür etkileşimlerinde sosyal medya sorunları gözlenmekte. Bu daha çok sansür olarak görülüyor, ancak bu kez işin içinde Neptün de olduğu için, önemli bilgilerin saklanması, kaybolması, yok olması gibi tuhaf durumlar gündeme gelebilir.

Eşcinsel kişilerin yaşam hakları, karşılaştıkları zorluklar vb. bu hafta daha fazla konuşulabilir. 

Gazeteciler, yazarlar ve gazetelerin kendisi de yine zor durumda kalabilir.

Sağlık Konusunda;  bu görünüm öncelikle sinir sistemi hasarı ve depresyon ile ilgilidir. Hafta genelinde depresif ve melankolik etkiler artacağı için özellikle size pozitif hissettiren ortamlarda zaman geçirmeniz, sakin müzikler dinlemeniz ve ruh halinize iyi gelen örneğin resimler çizmeniz yararlı eylemler olacaktır. Ayrıca, akciğerler, eller, kollar, omuzlar hassastır. Öksürük ve alerjilerde artış görülür.

Ne Yapabilirsiniz ?
Tanrı’yı, sistemi, dinleri, yaratılışı, Astroloji’yi, kişisel gelişim gibi alan ve konuları sorgulayan kitaplar okuyabilir, belgeseller izleyebilirsiniz. Bu, tam da bu semboliklere uygun bir iş olacak ve enerjiyi hafifletecektir. Sorgulamak, anlamaya çalışmak, bir bilgiyi kabul etmeden önce arkasını görmek her zaman düşünebilme özelliği verilmiş insanoğlu için faydalı bir iştir. Örneğin felsefe kitapları almak, ayrıca hafıza güçlendirici b12 içmeye başlamak harika adımlamalar olabilir.
Unutkanlıklara dikkat etmek için, kontrollü olun. Özellikle evden çıkarken :)

Tüm bunların haricinde bu hafta söylenen sözleri bir taahhüt olarak almak yerine, mutlaka kuşku duyun ve üzerinde düşünün.